Erdoğan: Özel bankalar kredide yüksek faizle sömürü çarkını devam ettiriyor

Erdoğan: Özel bankalar kredide yüksek faizle sömürü çarkını devam ettiriyor

Canlı yayında gündeme dair değerlendirmelerde yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef bundan öncekilerdeki uygulamaları bile devam ettiremeyen bir yönetim elinde İstanbul. Biz, İstanbul’umuzu kaderine terk edemeyiz” dedi. Erdoğan yaptığı açıklamalarda Rusya lideri Putin’i Türkiye’ye davet ettiklerini ve kendisinden cevap beklediklerini de sözlerine ekledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV ve Star TV ortak yayınında Ahmed Arpat, Seda Öğretir, Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik ve Akademisyen Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın suallerını cevapladı.

‘İstanbul’a yakışmayacak görüntüler yaşandı’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu biçimde:

Kar yağışını ben doğrusu bir bereket olarak görüyorum. Asla bir felaket olarak telakki etmiyorum. Hep yağmur yağmur diye bekledik. Şimdiyse kar yağışı gelince değişik bir yaklaşım ortaya koymaya başladık. Karın yol açtığu ulaşım sıkıntılarına karşı gerekli önlemleri almak elimizde.

İstanbul’a yakışmayacak görüntüler yaşandı. Eğer tuzlanmayan yollarda araçlar kilometrelerce kuyruk oluyorsa herhalde bunun sorumlusu, sorumluları mevcuttur.

Gereken yol açma ve tuzlama çalışmalarının yapılmamasından kaynaklandı. Bunu yapmayanlar belli. Bu tam anlamıyla basiretsizliktir. Kar yağdıktan sonra tedbir alamazsınız. Kış mevsimine girerken bütün önlemlerinizi almalısınız.

‘Kötü yönetimleri nedeniyle belediyeyi borç batağına sokmuşlardır’

Maalesef bundan öncekilerdeki uygulamaları bile devam ettiremeyen bir yönetim elinde İstanbul. Biz, İstanbul’umuzu kaderine terk edemeyiz.

Çalışmaları koordine etmeleri için İçişleri ve Ulaştırma bakanlarımı İstanbul’a gönderdim.Karayolları Genel Müdürlüğümüz, Meteoroloji ile irtibatlı olarak, sorumluluğunda yer alan yollarda gereken önlemleri aldılar. Ben saat 03.00’e kadar işi takip ettim, dostlarımla irtibat halinde oldum, kara yollarındaki çalışmaları koordine ederek izledim.

Burada doğru olmayan ifadeler var. Söylemek istemem ama bir yalan söz konusu. İBB kalkıp Cumhurbaşkanlığından yahut Plan Bütçe Başkanlığından talepte bulunur, araştırmalar yapılır ve gereken karar alınır. Bunların ödeme süreçleri de bellidir. Şehri yönetme kabiliyetleri olamayanlar engelleniyoruz diyor.

İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere muhalefet belediyelerine bütçeden ayrılan paylar 2019’dan bu yana iki kat artırılmıştır. AK Parti ve MHP belediyelerindeki artış aynı orandadır.

‘Tüm belediyeler kendi bütçelerini kendileri oluşturur’

Mesele genel bütçeden alınan payın adaletsiz ve haksız dağıtımı değildir. Tam tersine bu hususta adil, hakkaniyetli ve hukuka uygun dağılım söz konusudur.

Ülkemizdeki tüm belediyeler kendi bütçelerini kendileri oluşturur. Nereye ne kadar harcayacaklarına karar verir. Ben de Belediye Başkanlığı yaptım. Böyle kar, tipi olacak Erdoğan evde yatacak. Yok öyle bir şey!

İş yapmak istiyorsanız kimse sizin önünüzü kesemez. İstanbul’da 2014-2019 zamanında 22 borçlanma dosyası gelmiş, CHP hayır oyu vermiştir. Bunların içinde tüm metro projeleri mevcuttur. CHP yönetimi ise 50 borçlanma dosyası getirmiş, AK Parti grubu yalnızca birine hayır oyu vermiştir.

Burada mesele parti değil kanun, usul meselesidir. Ülkenin ve şehrin kaynaklarını doğru kullanma hassasiyeti meselesidir. Biz kimseyi engellemiyoruz. Onlar beceriksizlikleri, kötü yönetimleri nedeniyle belediyeyi borç batağına sokmuşlardır.

Bunlardan eser ve hizmet beklemek beyhude bir gayrettir. Biz Marmaray’ı yaparken önümüze CHP zihniyeti çıktı. Bundan Dolayı Marmaray’ı üç dört yıl geç bitirdik. Aynı şey Avrasya Tüneli için geçerli. Eser ve hizmet siyasetinin nasıl yapılacağı önemli, o da bizim marifetimiz.

Yasaya göre Büyükşehir Belediyeleri bütçe gelirlerinin bir buçuk katı kadar borçlanabilir. Bu yeni değil, 2005’ten beri var. İBB’nin Mart 2019’daki borç tutarı 28,5 milyar liraydı. Bunun 6 milyarı kendi kurumları arasındaki borç alacak ilişkisinden, bilanço borcundan bir araya geliyordu. 2022 için öngörülen borçlanmalarla bu rakam 73 milyar liranın üzerine çıkacak.

İstanbul’da beceriksiz ve liyakatsiz yönetim nedeniyle belediyenin öz gelirleri yok edilmiş, giderlerin tamamı merkezi yönetimden gelen parayla karşılanmaya çalışılmıştır.

Ne Yazık Ki̇ İBB adeta 1994 senesinde bizim devraldığımız döneme geri dönmüştür. Rabbim 2024’e kadar İstanbul halkının yardımcısı olsun.

(İran tamamen doğalgaz kesintisi) Şimdi biz İBB değiliz. İran’a borcumuz söz konusu değil. Tam aksine, bu iddialar yalandır.

İran Cumurbaşkanı ile görüştüm. En kötü koşullarda bir on gün esneme yaparsak atlatırız dedi. Öyle zannediyorum ki fevkalade bir durum olmadan on bilemediniz on beş gün içinde tamamen doğalgaz akışı devam edecek.

‘Fiyatlarda sübvansiyon halen vardır’

Dünya Çapında elektrik üretiminin ana hammadelerinden olan kömür beş, tamamen doğalgaz fiyat aralıklarında on kat artış söz konusu. Özellikle fiyatlarda sübvansiyon halen vardır.

2021’de vatandaşların elektrik faturalarında yüzde 50, tamamen doğal gazda yüzde 75 sübvansiyona gidilmiştir. 2022’de de benzer sübvansiyonlar devam edecek.

Aylık 150 kilovatsaat miktarı, günlük 5 kilovaatsaatten hareketle bir araya geliyor. Kademeli tarifenin amacı elektiriğin verimli kullanılmasını teşvik etmek. Uygulama yeni başladı, ilerleyen günlerde takip edilecek.

Üretim odaklı ihracat ve istihdamı yükseltmek hep önceliğimiz oldu. Nihai amacımız olan dengeli ve sürdürebilir büyümeye kesinlikle ulaşacağız.

‘Yüksek faiz ortamının orta uzun soluklu zamanda kırılganlık oluşturduğu aşikar’

Yüksek faiz ortamının orta uzun soluklu zamanda kırılganlık oluşturduğu aşikar. Bu ortamda kaynaklarımız üretime gitmiyor. Ülkemizin gelişmesine ket vuruyor. Bu sebeple düşük faiz ortamında kaynaklarımızı üretim, istihdam, ihracat ve büyüme olarak kullanmak istiyoruz.

Bu modelle beraber ülkemiz daha güçlü hale gelecek, ekonomimiz spekülatif ve manipülatif müdahalelerden daha az etkilenecektir.

‘Özel bankalar kredide yüksek faizle sömürü çarkını devam ettiriyor’

Özel bankalar kredide yüksek faizle sömürü çarkını devam ettiriyor. Bundan rahatsız olacak özel sektör bankaları ama bunu söylemeye mecburum. Siz böyle yaparsanız gideceği yer kamu bankasıdır. Faizden medet umulmasını kesinlikle doğru bulmuyoruz.

Tüm dünya çapında enflasyonist baskılar arttı. Maliyet enflasyonuna yol açan gelişmeler diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de etkili oldu.

ABD, Batı enflasyonla mücadeleyi başaramıyorsqa kendi ülkemizde duruma böylece bakmamız lazım. Enflasyonla mücadele önceliğimizdir. Enflasyonun ters etkilerini vatandaşlarımıza asgari düzeyde yansıtmak maksadıyla gerekli adımlar atılıyor.

Para politikasının etkinliğinin sınırlı kaldığı arz şoklarında alınacak önlemler bütüncül bir bakış açısıyla gözden geçiriliyor.

Muhalefet şimdiye kadar iktidar olarak şu 20 yıl içerisinde bizim hangi yaptığımıza doğru dediler? Biz şehir hastanelerini yaptık, Marmaray’ı yaptık, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü inşa ettik, Osmangazi Köprüsü’nü yaptık doğru mu dediler?

‘Kur korumalı TL mevduatı 203 milyar lirayı aştı’

Türk lirası cinsinden enstrümanları yükseltmek, vatandaşlarımızın kur oynaklığında mağdur olmaması adına kur korumalı TL mevduat sistemini uygulamaya aldık. 25 Ocak saygınlığıyla 203 milyar lirayı aşmış durumda. 58 milyar lirası da döviz hesaplarından dönüşen tutar.

Ekonomi programımızda özellikle KDV’de etkinliği, adaleti ve basitleştirmeyi sağlamak maksadıyla çalışmalar yapılacağı yönünde karar almıştık. KDV hakkında da Hazine ve Maliye Bakanlığımız şu anda çalılmalarını yürütüyor. KDV oranlarının yalınleştirilmesi, oran değişikliklarının giderilmesi yönünde çözüm önerileri alınıyor. Atılması gereken adımlar varsa o adımları gerçekleştireceğiz.

Bölgede bir savaşı doğru bulmamız mümkün değil. Bölgemizde barış ve istikrar istiyoruz. Her iki ülkenin de Türkiye’nin samimiyetinin, iyi niyetinin farkında olduğunu düşünüyorum. İki bölge ülkesinini birbiriyle savaşmasının ne taraflara ne de bölgeye bir getirisi olamaz.

Liderleri misafir edip barışın yolunu çabiliriz. Daha fazla savaş, daha fazla acı istemiyoruz.

Ülkemiz Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine en başında beri destek verdi. Rusya’nın Kırım’ın ilhakı başta olmak üzere Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik adımlarına karşı net bir tutum sergiledik.

Biz şu anda sayın Putin’i de ülkemize davet ettik. İki lideri arzu ederlerse ülkemizde bir araya getirerek, barış ortamının yeniden tesisine giden yolu açabiliriz.

Burada mesele parti değil kanun, usul meselesidir. Ülkenin ve şehrin kaynaklarını doğru kullanma hassasiyeti meselesidir. Biz kimseyi engellemiyoruz. Onlar beceriksizlikleri, kötü yönetimleri nedeniyle belediyeyi borç batağına sokmuşlardır.

Türkiye NATO üyesi olmanın gereklerini yerine getirecek.

Türkiye olarak biz de misal verilecek olursa Suriye, Libya meselelerinde kampanyaların hedefi haline getirilmek istendik. Suriye’nin kuzeyinde teröre karşı gerçekleştirdiğimiz harekatlar, PKK/YPG terör örgütüyle haklı mücadelemize yönelik dezenformasyon kampanyaları oldu.

‘Sözlerimin mubazı zamanbı Sezen Aksu değildir’

Benim Çamlıca Camii’ndeki sözlerimin mubazı zamanbı Sezen Aksu değildir. Sezen Aksu Türk müziğinin mühim bir ismidir, eyvallah. Diğer taraftan ben ülkenin Cumhurbaşkanı olarak insanımızın hangi inançtan olursa olsun dini değerlerine yani kutsalına laf edilmesine müsaade etmem.

Burayı birbirinden ayırmamız lazım. İnsanımızın kutsallarına yönelik hassas bir duruşum var. Bunu da herkes bilir. Dilini koparma ifadesini bir birinin kişiyina değil, kutsallarına karşı hakaret dönük bir tavır olarak açıkladım.

Özgürlüğün sınırları hakaret etmek, rencide etmek ya da kutsallara kötü sıfatlar yakıştırmak değildir.

‘Biz Cumhurbaşkanlığı makamının ve millet iradesinin izzetini korumakla yükümlüyüz’

Buradaki hakaret her şeyden önce kişiyimla alakalı değil, temsil ettiğim makama yöneliktir. Devletin, devleti yöneten Cumhurbaşkanının ve Cumhurbaşkanlığı makamının hedef alınması söz konusu. Biz Cumhurbaşkanlığı makamının ve millet iradesinin izzetini korumakla yükümlüyüz. Yer Aldığım makam bunu gerektiriyor.

Hukuk neyi gerektiriyorsa, sonucu ne olursa olsun burada gereği yapılacaktır. Siyasette tabiki eleştiri olur. Lakin bu temiz bir dille olmalıdır.

Bunu ben mi söylüyorum? Hayır. TCK’nın 299. maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenliyor. Cumhurbaşkanlarına hakaret etmek her ülkede suçtur. Bu suç cezasız kalmayacaktır. Bunun ifade özgürlüğüyle de bir alakası yoktur.

‘Ahır’ benzetmesi tümüyle bu aziz millete hakarettir, edepsizliktir’

Milletin evi dediğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim merkezine ‘ahır’ benzetmesi tümüyle bu aziz millete hakarettir, edepsizliktir.

CHP’nin, ‘Cumhurbaşkanına hakaret maddesinin kaldırılması’ teklifi tam bir garabet.

Bu makamların şerefini, saygınlığını biz bu aziz milletle beraber koruyacağız. Aşağı Yukarı bütün ülkelerde Cumhurbaşkanlarına, devlet başkanlarına hakaret etmek suçtur. Bunların Tayyip Erdoğan nezdinde hakaret ettikleri milletin ta kendisidir.

Öcalan’ın bırakılması sözü yalan ibarettir. Onu aslını söylemek gerekmektedirse Abdullah Öcalan’a sormak lazım. Öcalan’ın Demirtaş’ın oradan verdiği mesajlarından rahatsız olduğu ortada bir gerçek. Terör örgütü PKK elabaşını bırakacak tek bir iktidar olur, o da HDP’nin içinde olduğu zillet ittifakı başa gelirse böyle bir şey olabilir.

‘Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizde güzel bir ivmeyi yakaladık’

14 Şubat’ta BAE ziyaretiyle yeni bir döneme girilecek.

Son dönemlerde Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizde güzel bir ivmeyi yakaladık. Bunda bölgede yaşanan yeni dinamiklerin rol oynadığına inanıyorum. Diyalog ve uzlaşıyı önceleyen yeni bir döneme girildi. Bu yeni ortamda ülkemizin Körfez’e yönelik ilkeli ve iyi niyetli tutumumun artık daha iyi anlaşılmaya başladığını görüyorum. 14 Şubat’ta BAE ziyaretiyle yeni bir döneme girilecek.

Libya’yla yapmış olduğumuz anlaşmayla beraber Libya’da şu anda iş adamlarımızın attığı önemli adımlar var. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi yok sayan hiçbir lokal projenin başarılı olması mümkün değil. Coğrafyamızda da bu gerçeği zaten göze çarpıyor ve bunu da açıkça belirttik.

Eastmed boru hattı projesi ise teknik ve ticari fizibilitesi olmayan, Rum Yunan ikilisinin siyasi saiklerle ortaya attığı, bizi ve KKTC’yi dışlamaya yönelik afaki bir projeydi. Amerika’nın nihayet bu gerçeği görmesi tatminiyet vericidir.

Tabii biz Doğu Akdeniz’de kapsayıcı işbirliğinden ve hakça paylaşımdan yanayız. Bunu defaatle belirttik. Bunun için de 2020’de kapsamlı bir Doğu Akdeniz konferansı toplanmasını önerdim ama ne yazık ki cevap gelmedi. Biz şu anda onun da bekleyişi içerisindeyiz.

Aynı zamanda misal verilecek olursa İsrail’in bu hususta bazı adımlar attığını göze çarpıyor. İsrail ile de bu alanda her türlü adımı atmaya varız. Nitekim sayın Cumhurbaşkanı Herzog’un şubatın ilk yarısında bir ziyareti söz konusu. Bu ziyaretle beraber de İsrail Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlayabilir. Bunu olumlu bir gelişme olarak ifade etmek istiyorum.

Netice saygınlığıyla karşılık faydaya, ortak çıkarlara dayalı yeni lokal işbirliği döneminin eşiğinde olduğumuza inanıyorum.

‘Dünya siyasetinde liderler düşman üretmek için yoktur, dost kazanmak için mevcuttur’

İsrail’le de tamamen doğalgaz dahil her konuda adım atmaya hazırız. Sayın Hertzog’un Şubat ayı başlarında bir ziyareti olacak.

Netice saygınlığıyla karşılık faydaya, ortak çıkarlara dayalı yeni lokal işbirliği döneminin eşiğinde olduğumuza inanıyorum.

Bizim kimden ne alacağımızın kararını bizim dışımızda birileri vermeyecek. Kimse bize sorarak kendi ülkesinin savunma sistemlerini oluşturmuyor. Biz de kendi savunma sistemlerimizi oluştururken birilerine sormayacağız.

Şu anda tabii bir gerçek var ki bunu hep beraber kabul etmemiz lazım. Dünya siyasetinde liderler düşman üretmek için yoktur, dost kazanmak için mevcuttur. Dost kazanmakta ne kadar başarılı olursanız, ülkeniz de o kadar güçlü olur. Biden’la münasebetlerim Obama dönemine dayanıyor. O zamanda başkan yardımcısı olarak görev yaptı. O zamanlar da diyaloğumuzun olduğu bir dönem. Beklentilerim doğrusu çok değişikydı. Lakin son Roma görüşmemizden sonra bu hususta yeni gelişmelerin olacağına inanıyorum.

Özellikle F-35 hakkında görüşmeler şu anda olumlu istikamette gelişiyor. F-16’ların gerek bakımı, yeni F-16’ların alacağımıza karşılık verilmesi, savunma bakanları arasında bu istikamette görüşmeler devam etmekte. Yeni malum büyükelçiye bugün hayırlı olsun dedik. Temenni ederim ki bu yeni zamanda hızla bu adımları atarız, Türkiye-ABD ilişkilerini geçmişte olduğu gibi olumlu bir yere oturturuz.

S-400’lerle alakalı sürecimiz devam etmekte. Herhangi bir geri adım söz konusu değil. Kimden ne alacağımızın kararını bizim dışımızda birileri vermeyecek, biz vereceğiz. S-400 tedarikini arka planı bizde saklı olan bir anlayıştır. Savunmada, taarruzdan ne yapacağız, herhalde bizim bilmemiz lazım. Kimse bize sorarak kendi ülkesinin savunma sistemlerini oluşturmuyor. Herhalde biz de birilerine sormayacağız.

Göreve geldiğim zaman bizim savunma sistemlerinde yüzde 20 yerli ve milli gücümüz vardı, bu yüzde 80’lere çıktı. Bu bir şeyi gösteriyor. Türkiye çok daha farklı biçimde gelişiyor, güçleniyor ve güçlenmeye de mecburuz.

Çünkü çevremizde birçok yerde kendine göre hesapları olanlar var. Başta Yunanistan olmak üzere, Fransa’dan vesaire birçok yerlerden bir şeyler alıyor. Biz de kendi kendimize yetmenin gayreti içerisindeyiz. Bu Hususta da her halükarda da güçlenerek yolumuza devam etmekteuz, devam edeceğiz.

Beğen