150 milyar liralık biriken KDV sektörleri zorluyor

150 milyar liralık biriken KDV sektörleri zorluyor

Biriken KDV miktarının 150 milyar TL’yi aştığı tahmin edilirken, reel sektör nakit iade, mahsuplaşma ya da alacağın teminat gösterilmesi şeklinde isteklerini dile getiriyor. Uzman Kişiler ise problemin en temel çözümünün KDV yalınleştirmesi olduğunu belirtiyor.

Dünya’dan merve Yiğitcan’ın haberine görebugün devreye girecek yeni KDV indirimleri birlikteinde, birçok sektörde adeta kambura dönen ‘devreden KDV’ probleminu yeniden gündeme getirdi. Özellikle işletme sermayesi anlamında sıkıntılı günler geçiren reel sektör temsilcileri, KDV alacakları için nakit ödeme, mahsuplaşma ya da bu alacakların teminat gösterilmesi şeklinde isteklerini dile getiriyor.

Girdi maliyetlerinde de KDV’nin düşürülmesinin, devreden KDV’nin oluşumunu engelleyeceğini vurgulayan sektör temsilcileri, KDV’nin yalınleştirilerek üreticinin desteklenmesini bekliyor. Devreden KDV yükünün ‘merdiven altını’ teşvik ettiğini söyleyen bazı sektör temsilcileri KDV’de yalınleştirmeyle devletin vergi tahsilatının daha fazla olacağını da iddia ediyor. Aynı zamanda devlette biriken devreden KDV’nin 150 milyar TL’yi aştığı tahmin ediliyor.

Süratli mahsuplaşma olmazsa yükü kaldıramayız

Bir Önceki Günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bildirdiğu ve bugün devreye girecek olan yeni düzenlemeyle deterjan, sabun, tuvalet kağıdı, peçete, bebek bezi gibi temizlik ve hijyen ürünlerinde KDV yüzde 18’den 1’e indirildi. Sektörün önemli oyuncularından ABC Deterjan Sanayi AŞ’nin Genel Müdürü Eser Arıcı Kıroğlu, KDV indiriminin düşürülmesinin tüketici yönünden çok olumlu ve yerinde bir karar olduğunu söylerken, üreticiler yönünden ortaya devreden KDV sorunu çıkaracağını sözlerine ekledi Ürettikleri ürünlerde tercih edilen hammaddeler ve diğer girdiler için yüzde 18 KDV ödediklerine dikkat çeken Başer, bu ürünlerin yüzde 8 KDV ile satılmaya başlamasıyla sektörün devletten devamlı bir KDV alacağı olacağını sözlerine ekledi Oluşacak devreden KDV ile alakalı nasıl bir mahsuplaşma gerçekleştirileceği noktasının hala netleştirilmediğini söyleyen Başer, “Alış-satış KDV’si arasındaki 10 puanlık fark çok büyük bir meblağ sektör için. Mahsuplaşmanın çok süratli olması lazım. Yoksa bu yük kaldırılamaz” dedi.

Devreden KDV’lerin birikmesi halinde bazı firmaların bunun altından kalkamayabileceğini ve kapanmak zorunda kalabileceğine dikkat çeken Başer, “Bazı firmalar kapanabilir. Gücü yetenler de ihracata ağırlık verip içeriye mal satmaktan vazgeçer” dedi. KDV indiriminin hammadde ve girdilerde de aynı oranda yapılması gerektiğini savunan Başer, aksi halde bu durumun sektörde merdiven altı üretimi artıracağı kaygısini sözlerine ekledi.

Karavelioğlu: İadeler çok daha süratli olmalı

Bugün devreye giren düzenlemeyle süt, yumurta ve meyve üretiminde tercih edilen tarım makinaları da yüzde 8 KDV kapsamına alındı. Tarım makinelerinin çok büyük bir kısmının halihazırda yüzde 8 KDV’ye tabi olduğunu söyleyen Makina ve Aksamları İhracatçı Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, son düzenlemenin üretime ve tüketime de katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. Aynı zamanda KDV’nin firmalar için bir maliyet unsuru olmadığını, devlet için toplanan bir vergi olduğunu hatırlatan Karavelioğlu, “İmalatçı firmalar, hammaddelerini ve yardımcı maddelerini yüzde 18 KDV ödeyerek alıp, makinelerini yüzde 8 KDV ile satıyorlar ve devlet ile ay sonlarında mahsuplaşıyorlar. Burada bir eşitlenme güçlüğü bir araya geliyor. Firmalar KDV alacaklısı oluyorlar ve devletten bunu talep ediyorlar. Finanse ettikleri KDV farkını 6 ay gibi ortalama sürede geri alıyorlar. Bu süreler bir süreçlar 1-1,5 yılı buluyordu. Önemli ilerleme sağlandı, ama finansmanın bu kadar pahalı olduğu ve enflasyonun hala yüksek olduğu dönemlerde çok daha süratli iadeler sağlarsak, makine imalatçısının sıkıntısını hafifletiriz. Makinelerin KDV’sinin yüzde 1’e düşürülmesi tartışmalarına ise katılıyoruz ve çok sakıncalı buluyoruz” şeklinde konuştu.

Tıbbi cihazcılar da düzenleme bekliyor

Son KDV indirimine bazı tıbbi cihaz ürünleri de eklendi. Sektörde yüzde 8 ile satışı yapılan ürünlerin olduğunu, yenileriyle birlikte devreden KDV’nin daha da artacağını söyleyen Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları, İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (ORDER) Başkanı Adem Uyanık da, sektörün kamudan 5-6 milyar TL’lik alacağının biriktiğini aktarırken, devreden KDV yükünün indirimli orana tabi ürün sayısının artırılmasıyla sektörde daha da ağırlaşacağını kaydetti. Uyanık, “Sektördeki firmalar çok zor durumda, çok sayıda oyuncu sektörden çıkıyor. Firmalar olarak ‘Kamudan paramızı nasıl alacağız’ diye düşünürken, şimdi de devreden KDV’lerimizi nasıl alacağımızı düşünmeye başladık. Sektördeki üreticilerin girdilerinde KDV yüzde 8’e çekilmeli. Bu kadar KDV alacağımız birikirken, finansman sorunumuz artıyor” diye konuştu.

Fayat: Kayıt dışılığa neden oluyor

Konfeksiyon sektörü uzun bir süredir devreden KDV sorunuyla boğuşuyor. TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat da, bu problemin sektörde çok ciddi sıkıntılar yarattığını sözlerine ekledi Fayat, “Sektör, sermaye sorunu yaşıyorken, bu alacağın mahsup edilmesi, olmadı teminat olarak gösterilmesi için çok çabalıyoruz. Sermaye sorunu yaşayan sektörün bu alacağını realize edebilmesi lazım. Teminat olarak kullandırılmasını istiyoruz ama o nokta da açıkçası sonuç alamadık. Finansmana ulaşımın zor, ulaşanların da yüksek maliyet ödediği bir süreçda devreden KDV’ler çok önem kazanıyor. KDV’nin yalınleşmesi lazım. Aksi takdirde insanlar kayıt dışına kaçıyor” ifadelerini kullandı.

“İşletmeler devleti haksız yere finanse ediyor”

Devreden KDV, en basit tanımıyla firmalar için hesaplanan KDV’nin yüklenilen KDV’den çok olması durumunda bir araya geliyor. Firmaların indirimli orana tabi ürün satışından doğan devreden KDV alacağına ilişkin değerlendirmelerde yer alan E. Gelir İdaresi Başkanlığı Strateji Başkanı ve Yeni Ekonomi Danışmanlık A.Ş Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı, Avrupa Birliği uygulamasında olduğu gibi Türkiye’de de devreden KDV’nin ertesi yıl mükellefe iadesi uygulamasına geçilmesi gerektiğini sözlerine ekledi

Bunun için gerekli yasal ve idari uygulamaların devreye alınmasının şart olduğunu dile getiren Karyağdı, “Denetim ve uygulama alanında etkinliği artırıcı uygulamalarla iadeler kolaylıkla yapılabilir. KDV’nin özü, iktisadi olarak yaşanan katma değerin vergiye tabi olması demektir. Devreden KDV’nin oluştuğu yerde ise’ hala üstünden KDV’nin hesaplanacağı bir katma değerin oluşmadığı olduğunu anlatmaktadır. Katma değerin oluşmadığı iktisadi faaliyetten verginin alınması, vergi mükellefi işletmelerin devleti haksız yere finanse etmesi manasına geliyor.

Senelerin birikimi olan bu problemin çözülmesi, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Nureddin Nebati’nin açıkladıği KDV’de yalınleştirme çalışmaları için mühim bir aşama olacaktır” ifadelerini kullandı. BDO Türkiye Vergi Ortağı Erdal Güleç de, devreden KDV problemin, KDV sistematiğinin bozulmasından ortaya çıktığını söylerken, şöyle devam etti: “İndirimli orana tabi işlemler, KDV sistematiğini bozabiliyor. Bu tür KDV indirimlerine çok rastlanınca mekanizma bozuluyor. Bu iade mekanizmasının yalınleştirilmesi gerekiyor. Mükellefleri bıktırıcı aşamaya geldi, vergi dairelerinin de çok zamanını alıyor. Bu Sebeple daha basit ve pratik yöntemler kullanılmalı. Bunun Yanı Sıra KDV’nin yalınleştirilmesi genel anlamda sorunu çözecektir.”

Beğen